Arama sonuçlarınız

  1. S

    Oğlak İle Kartal

    OĞLAK İLE KARTAL Bursa Hayvanat Bahçesi’nde kartallar için ayrılan yer çok büyüktü. Buradaki kartallar, tel örgülerle çevrili, yüksek yerde uçup duruyordu. Yorulanlar ise, kayaların üstünde oturuyordu. Pek çoğu yarını bekliyordu. Genç kartal Pena, yarın bekleme bahsini çoktan geçmiş, bugünü...
  2. S

    Keloğlan İle Nasreddin Hoca

    KELOĞLAN İLE NASREDDİN HOCA Keloğlan kasabaya tavuk satmaya gitmiş. Pazara gelince elindeki iki tavuğa müşteri aramaya başlamış. Adamın biri tavuklara bir altın vermiş. Keloğlan bunu kabul etmemiş. İlle de iki tavuğa iki altın isterim demiş. Keloğlan’ın tavukları bir altına vermediğini gören...
  3. S

    Gezgin Şehmuz İznik'te

    GEZGİN ŞEHMUZ İZNİK'TE Gezgin Şehmuz bir gün İznik'e gitmiş. İznik sokaklarında bir süre dolaştıktan sonra göl kıyısına gelmiş. Atını bir ağaca bağlayıp, kıyıdaki büyük taşların bulunduğu yere gidip oturmuş. Aradan yarım saat geçmiş geçmemiş, suyun içinde bir deniz kızı peydah olmuş. Gezgin...
  4. S

    Karagöz İle Hacivat: Gübre

    KARAGÖZ İLE HACİVAT: GÜBRE Hacivat Karagöz'ün evinin önünden geçerken, Karagöz pencereden Hacivat'ın üstüne atlar, boğuşmaya başlarlar. Yoldan geçen adamlar ikiliyi ayırırlar, bunlar sakinleşince adamlar gider. Yalnız kalınca Hacivat sorar: " Aman Karagözüm, bana neden saldırdın? Ben sana ne...
  5. S

    Karagöz İle Hacivat: Zaman Makinesi

    KARAGÖZ İLE HACİVAT: ZAMAN MAKİNESİ Karagöz bir gün hızlı adımlarla evinden çıkar ve Hacivat'ın evine doğru yürümeye başlar. Karagöz çok hırslıdır, gözü hiçbir şeyi görmez. Kendisini tanıyıp, selam verenlere bile eyvallah etmez. Hışımla gelip, Hacivat'ın evinin kapısını çalar. Hacivat...
  6. S

    Mustafa Kemal Atatürk: Bir Kılıç Ustası

    MUSTAFA KEMAL ATATÜRK: BİR KILIÇ USTASI Harp Akademisi'nde derslerden arta kalan zamanlarda sporla uğraşırdık. Jimnastik, koşu ve eskrim favori sporlardı. Eskrimde ilk yıl hariç, epe, flöre ve kılıç müsabakalarında birinciliği kimseye kaptırmadım. Okulda her ay eskrim müsabakaları düzenlenirdi...
  7. S

    Atatürk'ün Çocukluk Anısı: Karga Peşinde

    ATATÜRK'ÜN ÇOCUKLUK ANISI - KARGA PEŞİNDE Mustafa, annesi ve kız kardeşi ile birlikte dayısının çiftliğine gitti. Akşamüstü çiftliğe vardıklarında dayısı onları çok candan bir şekilde karşıladı. Hal-hatır sormalardan, iltifatlardan sonra akşam yemeği yendi. Yemekten sonra bir saat kadar daha...
  8. S

    Atatürk'ün Çocukluk Anısı: Rum Çocuk Çetesi

    ATATÜRK'ÜN ÇOCUKLUK ANISI: RUM ÇOCUK ÇETESİ Mustafa'nın dayısı Hüseyin Ağa akşamüstü çiftliğe geldi. Hava karamaya başladığından herkes odada oturmuş, akşam yemeği öncesi sohbete dalmıştı. Hüseyin Ağa: " Millet duydunuz mu? Karşı Rum köyünden çocuklar beş-altı kişilik bir çete kurmuşlar, sağa...
  9. S

    Karagöz İle Hacivat: Ayaklı Kütüphane

    KARAGÖZ İLE HACİVAT: AYAKLI KÜTÜPHANE Karagöz ile Hacivat yolda karşılaşırlar. Karagöz: "Hacivat, evi taşımışsın? " Hacivat: " Doğru taşıdım. " Karagöz: " Nereye taşıdın? " Hacivat: " Şu kilisenin beş ev yukarısına. " Karagöz: " Kilis'e mi taşındın? " Hacivat: " Kilis demedim Karagözüm...
  10. S

    Atatürk Şiirleri 1- Serdar Yıldırım

    ATATÜRK ŞİİRLERİ EŞSİZ ASKER ATATÜRK O, bir millete baştı. Yel oldu dağlar aştı. Sel oldu düşman kaçtı Tüm dünya buna şaştı Eşsiz asker Atatürk. ATATÜRK VE CUMHURİYET O'nsuz tarih olmazdı. O, doğmasaydı. Tarih kitaplarını yırtardım, Cumhuriyet kurulmasaydı. CUMHURİYET Haykır durma...
  11. S

    Atatürk Şiirleri 2 - Serdar Yıldırım

    ATATÜRK YOK, GİTTİ DİYORLAR Atatürk'ü soruyorum, nerede diyorum? Atatürk yok, gitti, diyorlar. Nereye gitti, diyorum? Bilmiyoruz, diyorlar. * * * * Olmaz, Atatürk gitmez, diyorum. Bizi bırakıp nereye gidecek? Sınırda nöbet bekliyordur. Türkiye Cumhuriyeti'ni koruyordur...
  12. S

    Keloğlan Serdar Yıldırım'a Karşı

    KELOĞLAN SERDAR YILDIRIM'A KARŞI Bir adım, iki adım, üç adım. Dört yanına dört eder kırk dört adım. Keloğlan, İnegöl ile Yenice arasındaki göl kıyısında balık tutuyormuş. Tutuyormuş da kovası boşmuş. Sabah erkenden göl kıyısına geldiğinde öğle yemeği derdindeymiş. Öğlene kadar boş geçmiş, akşam...
  13. S

    Keloğlan Mücevher Ağacı

    KELOĞLAN MÜCEVHER AĞACI Zaman gelmiş, zaman geçmiş. Günler gelmiş, aylar geçmiş. Aylar gelmiş, yıllar geçmiş. Keloğlan elli iki yaşına girmiş, nereden duyduysa adını duymuş, kafasında iyice yer edinmiş, mücevher ağacını bulmak üzere yola çıkmış. Keloğlan gele geçe, pınardan soğuk su içe, yolu...
  14. S

    Çanakkale'de Mustafa Kemal

    ÇANAKKALE' DE MUSTAFA KEMAL 25 Nisan 1915 tarihinde Arıburnu'na ( ANZAK KOYU ) Anzaklar çıkartma yapmıştı. Saat gece 24.00' te Kaymakam ( Yarbay ) Mustafa Kemal dinamit torbasını yanına aldı. Bu iş için, kimseye güvenememişti. Gece karanlığında sessizce siperlerin arasından süzüldü. Tepeyi...
  15. S

    Çanakkale'de Ben Vardım

    ÇANAKKALE'DE BEN VARDIM İster miydim Anadolu işgal edilsin? İster miydim ordular dağıtılsın? İster miydim padişah teslim olsun? İstemezdim, böyle olsun istemezdim. * * * * Anadolu harap, bitap bir haldeydi. Türlü katliamlar yaşanmaktaydı. İnsanımın koruyanı, kollayanı yoktu. Sonunda İngiliz...
  16. S

    Keloğlan Don Kişot'a Karşı

    KELOĞLAN DON KİŞOT'A KARŞI Bir varmış, iki varmış, üç varmış, beş varmış. Bir Keloğlan varmış. Canı çalışmak istemezmiş, bütün gün evde yan gelip yatarmış. Bir de Don Kişot varmış. Yel değirmenlerine savaş açmış. Nerede bir yel değirmeni görse hücum deyip saldırırmış. Don Kişot'un yolu bir gün...
  17. S

    Yaşlı Değirmenci

    YAŞLI DEĞİRMENCİ Uzak, çok uzak şehirlerden birinin çok fakir bir köyü varmış. Bu köyün adı da fakir köymüş. Fakir köyün toprağı çorak, havası kurakmış. Bitki yetişmez, hayvan barınmazmış. Hal böyle olunca köydeki herkes bir dilim ekmeğe muhtaçmış. Bu köyde fakir ve yaşlı bir değirmenci varmış...
  18. S

    Konuşan Leylek

    Yaşamakta olduğumuz şu yıllardan pek de o kadar uzak sayılmayacak bir zaman dilimi içerisinde konuşan bir leylek yaşarmış. Bu leylek insanlar gibi konuşur, insanlar gibi düşünürmüş. İyilik yapmayı ne kadar çok istermiş bir bilseniz…Fakat iyilik yapmak için hiç fırsat bulamazmış. Yazın Anadolu’...
  19. S

    Ayşecik ile Yasemin Sultan

    Ayşecik’ in babası sarayın sütçüsüydü. Saray yakınlarındaki bir kasabada küçük bir çiftliği vardı. Her sabah saraya taze süt götürürdü. Çiftliklerinden saray rahatça görülüyordu. İki yıldır Ayşecik arada sırada, “ Baba ben de seninle geleyim. Sarayın nasıl bir yer olduğunu çok merak ediyorum “...
  20. S

    Eğitici Masallar

    FIRÇALA DİŞLERİNİ ŞÜKRÜ “ Yaşasın! Şükrü yine çikolata yemeye başladı. Biz sevinmeyelim de kimler sevinsin. Aramıza yeni arkadaşlar katılacak. Çalışmalarımız daha bir hızlanacak. İyi ki Şükrü ağız sağlığının, dişleri korumanın, diş fırçalamanın önemini bilmiyor. Bilseydi biz burada Şükrü’nün...
Üst Alt