Anasayfa / 7. Sınıf Sosyal Bilgiler / 7. Sınıf Ders Notları / 7. Sınıf Sosyal Bilgiler Kültür ve Miras Kısa Ders Notları

7. Sınıf Sosyal Bilgiler Kültür ve Miras Kısa Ders Notları

ATATÜRK ORTAOKULU 2019/2020 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 7. SINIF SOSYAL BİLGİLER 2.ÜNİTE TÜRK TARİHİNDE YOLCULUK ÖZET DERS NOTU

Bu özeti (ders notunu) word belgesi olarak indirmek için BURAYA TIKLAYINIZ.

BEYLİKTEN CİHAN DEVLETİNE

1071 Malazgirt Savaşı’ndan sonra Anadolu’ya gelen boylardan biri de Kayılardır.

Anadolu Selçuklu Devleti hükümdarı I.Alâeddin Keykubat, Kayı boyunu Ertuğrul Gazi öncülüğünde Ankara yakınlarındaki Karacadağ yöresine yerleştirmiştir. Daha sonra Kayılara Söğüt-Domaniç yaylak/kışlak olarak verilmiştir.

1243 Kösedağ Savaşı ile Anadolu Selçuklu Devleti Moğollar karşısında ağır bir yenilgi almış ve Anadolu’da siyasi birlik bozulmuş, Moğol hâkimiyet başlamıştır. Moğol hâkimiyeti ile Anadolu’da siyasi birlik bozulmuş ve bu durumda Anadolu’da İkinci Beylikler Dönemi başlamıştır.

Anadolu 2.Beylikler Dönemi Beylikleri

Karesioğulları (Balıkesir ve çevresi)                               Hamitoğulları (Isparta ve çevresi)

Osmanoğulları (Söğüt ve Bilecik)                                   Karamanoğulları (Konya ve Karaman)

Aydınoğulları (İzmir ve Aydın)                                        Ramazanoğulları (Adana ve çevresi)

Menteşeoğulları (Muğla ve çevresi)                               Saruhanoğulları (Manisa ve çevresi)

Germiyanoğulları (Kütahya ve Uşak)                             Candaroğulları (Sinop ve Kastamonu)

Eretna Devleti (Sivas ve çevresi)                                   Dulkadiroğulları (Maraş ve Antep)

Osmanoğulları Beyliği’nin Söğüt ve çevresini yurt edinmesi beyliğe ekonomik avantajlar sağlamış, komşu devletlerin içerisinde bulunduğu zayıf durum Osmanlı Beyliği’nin kısa sürede büyümesini kolaylaştırmıştır.

Osmanlı Beyliği’nin Kısa Sürede Genişlemesini Kolaylaştıran Nedenler

  1. Osmanlı Beyliği’nin coğrafi konumu itibariyle uç beyliği olması özellikle batı tarafında ilerlemesini kolaylaştırdı.
  2. Anadolu, Bizans ve Balkanlar’da siyasi birliğin bulunmaması.
  3. Yetenekli devlet adamlarının göreve gelmesi.
  4. Osmanlı merkezi otoritesinin güçlü olması.
  5. İskan ve hoşgörü (istimalet) politikasının uygulanması.
  6. Osmanlı beylerinin gaza ve cihat politikasına önem vermesi.
  7. İlk dönemlerde Anadolu’daki diğer Türk beylikleri ile iyi geçinilmesi.
  8. Moğol etkisinden uzak bir bölgede kurulduğu için Moğollardan kaçan Türkmenlerin Osmanlı topraklarına sığınması.
  9. Bu tarihlerde Avrupa’da Yüzyıl Savaşları’nın yaşanması.

Osmanlı Beyliği yukarıdaki etmenlerden dolayı kısa sürede sınırlarını genişletmiştir.

1281’de Ertuğrul Gazi’nin ölümü üzerine yerine Osman Bey geçmiştir.

Osman Bey’in Bizans’a karşı sürekli olarak gaza yapması ve dışarıdan gelen gaziler ile garip ve yiğitlerce desteklenmesi beyliğin güçlenmesini sağlamıştır.

Osman Bey’in yaptığı fetihler, Rum tekfurları ve Bizans için tehlike oluşturuyordu.1302’de Bizans için tehlike oluşturuyordu.1302’de Bizans tekfurları ile Osmanlı Beyliği arasında Koyunhisar Savaşı yapılmıştır. Bu savaşı Osmanlı Beyliği kazanmıştır.

NOT:

Osmanlı ile Bizans arasında yapılan ilk savaş Koyunhisar Savaşı’dır.

Osman Bey, Karacahisar, Bilecik, İnegöl ve Yarhisar’ı topraklarına katmıştır.

Not:

Bazı tarihçiler Osmanlı Devleti’nin kuruluş tarihi konusunda farklı fikirler öne sürmüşlerdir.

Bazı tarihçilere göre;1299’da Karacahisar’ın fethi, hutbe okutulması, kadı atanması bağımsızlık ilanıdır.

Halil İnalcık’a göre ise;1302’de Koyunhisar zaferi ile Osmanlı bağımsızlığına kavuşmuştur.

Osmanlı Devleti’nin Rumeli’ye Geçişinde İlk Adım: ÇİMPE KALESİ

Osman Bey’den sonra yerine Orhan Bey geçmiş ve ilk olarak Bursa’yı ele geçirmiştir. Bursa devletin başkenti yapılmıştır.

Bizans ile yapılan Maltepe Savaşı ile Osmanlı İzmit’i ele geçirmiştir.

İznik ele geçirilmiş ve Karesioğulları Beyliği toprakları Osmanlı Egemenliğine girmiştir.

Not:

Osmanlı Devleti’nin topraklarına kattığı ilk Türk Beyliği Karesioğulları Beyliği’dir. Karesioğulları Beyliği alınarak Osmanlı, Anadolu Türk siyasi birliğini sağlamaya yönelik ilk adımı atmıştır.

Orhan Bey’in Bizans İmparatoru Kantakuzen’e yardım neticesinde Çimpe Kalesi hediye olarak alınmış ve böylece Rumeli’deki ilk toprak kazanlımıştır. Osmanlı Devleti, Çimpe Kalesi’ni Avrupa yönüne yapılacak seferlerde üs olarak kullanmıştır.

Orhan Bey’in oğlu Süleyman Paşa ise Gelibolu Yarımadası’nın önemli yerlerini ele geçirmiştir.

Osmanlı Devleti, ele geçirdiği topraklarda kalıcılığı sağlamak adına ‘iskan politikası’ uygulamıştır.

Osmanlı Devleti’nin Rumeli’deki İskân Siyasetinin Amacı Nedir?

Osmanlı Devleti fethedilen yerlere Anadolu’dan Türk boylarını yerleştirmiştir. Bu uygulamayı gerçekleştirirken de konargöçer aileleri tercih etmiş ve alınan bölgelerdeki yerli halktan isyan etme ihtimalleri bulunanları da başka yerlere yerleştirerek o bölgedeki Türkleştirmeyi amaçlamıştır.

İskân Edilen Bölgelerdeki Yerli Halka Nasıl Davranılmıştır?

Osmanlı Devleti, iskân ettiği bölgelerdeki yerli halkın yaşam tarzına ve inanışlarına müdahale etmemiş, adil ve hoşgörüye dayalı bir yönetim anlayışı sergilemiştir. Bu hoşgörü anlayışına istimalet politikası denmiştir.

Osmanlı Devleti’nde Toplumsal ve Ekonomik Yapı

Osmanlı Devleti’nde toplum yönetenler ve yönetilenler olmak üzere ikiye ayrılırdı. Yönetilen kesime ‘reaya’ adı verilirdi.

Toplumsal yardımlaşma ve beraberliğe katkı sağlayıp, esnaf ve zanaatkârların yetiştirilmesini, şehir ticaretinin canlılığını sağlayan Ahi Teşkilatı ayrıca Osmanlı Devleti’nin büyük bir siyasi güç olmasını da sağlamıştır.

Toplumda köylülerin büyük çoğunluğu, devletin kendilerine tahsis ettiği toprakları işleten kesimlerden oluşmaktaydı. Konargöçerler ise hayvancılıkla uğraşmıştır.

Osmanlı Devleti, fetihlerle ticaret yollarının da denetimini ele geçirerek ülke ekonomisini canlandırmaya çalışmıştır.

Osmanlı Devleti’nde Askeri Yapı

Osmanlı Devleti’nin sınırlarının genişlemesinde askeri teşkilatının önemli bir rolü olmuştur. Beyliğin ilk yıllarında Osmanlı Ordusu gönüllülerden ve aşiret askerlerinden oluşmuştur.

Orhan Bey döneminde ilk düzenli ordu olan ‘Yaya ve Müsellem (atlı) Ordusu’ kurulmuştur.

Balkanlarda ve Anadolu’da sınırların genişlemesiyle savaşlarda ele geçirilen savaş esirlerinden Kapıkulu Askeri Ocağı kurulmuştur. Kapıkulu Ocağı’nın daha sonra asker ihtiyacı Devşirme Sistemi ile karşılanmıştır.

Kapıkulu askerleri doğrudan Padişaha bağlıdırlar. Düzenli, sürekli ve maaşlı askerlerdir. Hazineden üç ayda bir ulufe adında maaş alırlardı.

Devşirme Sistemi

  1. Osmanlı Devleti’nin, Balkan topraklarında kazandığı topraklardaki gayrimüslim ailelerin erkek çocuklarından birini alarak oluşturduğu sistemdir.
  2. Ailenin rızası alınarak birden fazla erkek çocuğu olan ailelerden bir çocuğu alınmıştır.
  3. Suç işlemeyen ailelerden, vücudunda kusur olmayan çocuklar alınmıştır.
  4. Alınan çocukların bir kısmı devlet adamı ihtiyacının giderilmesi için Enderun’a, diğer bir kısmı da asker olması için Yeniçeri Ocağı’na gönderilmiştir.

Eyalet askerleri, kara ordusunun en kalabalık bölümüdür. Eyalet askerlerinin temelini Tımarlı Sipahiler oluşturmuştur. Tımarlı Sipahiler, dirlik sahibi kişilerin beslemek zorunda oldukları toprak sistemine bağlı olarak yerleştirilen atlı birliklerdir. Devletten maaş almazlar, askerlik dışında dirlik sahibinin gözetiminde çiftlikle uğraşırlardı.

Divan-ı Hümayun

Osmanlı’da, devlet işlerinin görüşüldüğü ve karara bağlandığı en önemli yönetim organına ‘Divan-ı Hümayun’ denir.İl divan toplantısı Orhan Bey zamanında yapılmıştır.

Bazı Yöneticiler ve Anlamları

Sadrazam: Padişahın vekili ve yardımcısıdır.

Vezirler: Askeri ve siyasi işlerden sorumludur.

Kazasker: Adli ve eğitim işlerinde sorumludur.

Kaptan-ı Derya: Donanma komutanıdır.

Defterdar: Mali işlerden sorumludur.

Nişancı: Yazışmalardan sorumludur. Yazılara padişahın tuğrasını çeker.

Şeyhülislam: Alınan kararların dine uygun olup olmadığına karar verir.

Reisülküttap: Dış işlerden sorumludur.

Osmanlı Devleti Kuruluş Devri Padişahları Gelişmeleri

Osman Gazi Dönemi (1299-1324)

  1. 1299’da bağımsızlık ilan edildi.
  2. Bilecik alınarak başkent yapıldı.
  3. Bizans ile ilk savaş Koyunhisar Savaşı yapıldı. (1302)
  4. İlk Osmanlı parası bastırıldı.

Orhan Gazi Dönemi (1324–1362)

  1. Bursa başkent yapıldı.
  2. Maltepe (Pelakanon) Savaşı Bizans’tan İznik alındı.
  3. Çimpe Kalesi alındı.
  4. Yaya ve Müsellem Ordusu kuruldu.
  5. Divan kuruldu.
  6. İlk medrese İznik’te açıldı.

I.Murad Dönemi

  1. 1363’de Edirne alınarak başkent yapıldı.
  2. Haçlılarla ilk savaş olan Sırpsındığı Savaşı yapıldı.
  3. Germiyanoğulları ve Hamitoğulları toprakları satın alındı.
  4. Kosova Savaşı’nda Haçlılar mağlup edildi.
  5. İlk kez ‘Sultan’ ünvanını I.Murad kullandı.
  6. Tımar Sistemi uygulandı.
  7. Devşirme Sistemi uygulandı.
  8. Yeniçeri Ocağı kuruldu.

      I.Beyazıd Dönemi (1389-1402)

  1. İstanbul iki kez kuşatıldı.
  2. Niğbolu Savaşı’nda Haçlılar mağlup edildi.
  3. Anadolu’da siyasi birlik sağlandı.
  4. Anadolu Hisarı yaptırıldı.
  5. Timur ile 1402’de Ankara Savaşı yapıldı ve Yıldırım Beyazıd Timur’a esir düştü.
  6. Ankara Savaşı’ndan sonra Osmanlı Devleti 11 yıl sürecek Fetret Devri’ne girdi.

I.Mehmet Dönemi (1413-1421)

  1. Devleti yıkılmaktan kurtararak Fetret Devri’ne son vermiş ve ikinci kurucu ünvanını almıştır.
  2. Venedik ile ilk Deniz Savaşı yapıldı.
  3. Düzmece Mustafa isyanı bastırıldı.
  4. Şeyh Bedrettin isyanı bastırıldı.
  5. Anadolu’da siyasi birlik tekrar sağlanmaya çalışıldı.
  6. Murat Dönemi (1421-1451)
  7. İstanbul kuşatıldı.
  8. Macarlarla Edirne Segedin Anlaşması yapıldı.
  9. 1444’te Varna Savaşı’nda Haçlılar bozguna uğratıldı.
  10. 1448’de II. Kosova Savaşı ile Avrupalılar yenilgiye uğratıldı.

Böylece Avrupa karşısında Osmanlı taarruza geçmiştir.

İNSANI YAŞAT Kİ DEVLET YAŞASIN

Edebali’nin Osman Gazi’ye Vasiyeti

Ey Oğul! Beysin…

Bundan sonra öfke bize, uysallık sana…

Güceniklik bize, katlanmak sana…

Acizlik bize, yanılgı bize, hoş görmek sana…

Ey Oğul!

Sabretmesini bil, vaktinden önce çiçek açmaz…

Şunu da unutma!

İnsanı yaşat ki, devlet yaşasın!

Aşık paşazade, Osmanlı fetihlerinin kalıcılığını;

  1. Abdalan-ı Rum (Dervişler)
  2. Ahiyan-ı Rum (Ahiler)
  3. Baciyan-ı Rum (Kadınlar)
  4. Gaziyan-ı Rum (Gaziler ve Alpler)

gibi teşkilatların büyük katkısı olduğunu bahseder.

Osmanlı’da fetihler sadece silah yoluyla olmamıştır. Bölgeye gönderilen abdalların bölgedeki insanların gönüllerini kazanmaları da fetihlere büyük destek vermiştir. Bu gönüllü insanlara derviş anlamına gelen abdal veya Abdalan-ı Rum adı verilir.

Bursa’nın fethinde Doydu Baba ve Abdal Murad gibi dervişlerin önemli roller üstlendiği bilinmektedir.

Ahi Teşkilatı’nın ve Osmanlı’da bir grubun kendisini misafir etmek için çabaladığından bahseden seyyah İbn Batuta’da bize bu döneme ait bilgiler sunmaktadır.

Ahi Teşkilatı’nın lideri Ahi Evran’ın eşi Fatma Bacı da kadınlardan oluşan sivil toplum örgütü kurmuş ve devlette el sanatlarıyla ekonomiye katkı sağlamıştır.

Osmanlı Beyliği’nin fetih hareketlerinde yararlılık gösteren Alplerden biri de Gazi Akçakoca’dır. Osman Bey’in yakın silah arkadaşlarından birisidir.

İstanbul’un Fethi (29 Mayıs 1453)

 Nedenleri:

  1. Mehmed’in Osmanlı’nın Asya ve Avrupa toprakları arasındaki bütünlüğü sağlamak istemesi,
  2. Önemli ticaret yolları üzerinde bulunan İstanbul’u almak ve ekonomik yönden iyi duruma gelmek,
  3. Muhammed’in müjdesine kavuşmak,
  4. Osmanlı şehzadelerini kışkırtan Bizans’a son vermek.,

Fetih Hazırlıkları

  1. Rumeli Hisarı (Boğazkesen Hisarı) yaptırılmıştır.
  2. 400 parçalık donanma hazırlanmıştır.
  3. Havan ve Şahi topları döktürülmüştür.
  4. Mancınıklar hazırlanmıştır.
  5. Tekerlekli kuleler yaptırılmıştır.
  6. Çevre devlet ve beyliklerle antlaşmalar yapılarak Bizans’ın yardım alması engellenmiştir.
  7. Bizans’ın Haçlılardan yardım alamaması için Balkanlar’a bir Osmanlı Ordusu gönderilmiştir.

Kuşatma ve Fetih

Hazırlıklarını tamamlayan II.Mehmed, 6 Nisan 1453’te kuşatmayı başlatmıştır.

Bizans Boğaz’da Haliç’e zincir çektirdiği için II. Mehmet Osmanlı gemilerini kızaklarda karadan kaydırarak Boğaza indirmiştir.

Osmanlı Ordusu 54 gün içerisinde Bizans’ın Bizans’ın güçlü surlarını yıkarak İstanbul’u fethetmiştir.

Sonuçları:

 Türk Tarihi Açısından Sonuçları

  1. Osmanlı Devleti’nin toprak bütünlüğünü sağladı.
  2. Osmanlı Devleti’nin Avrupa’daki fetihleri kolaylıştırdı.
  3. Kuruluş dönemi sona erdi ve Yükselme Dönemi başladı.
  4. İpek Yolu’nun denetimi Osmanlı Devleti eline geçti.
  5. İstanbul Osmanlı Devleti’nin başkenti oldu.
  6. Mehmed ‘Fatih’ ünvanını almıştır.
  7. Osmanlı Devleti’nin İslam Dünyasındaki saygınlığı artmıştır.

Dünya Tarihi Açısından Sonuçları

  1. Orta Çağ bitti, Yeni Çağ başladı.
  2. Doğu Roma İmparatorluğu (Bizans) yıkıldı.
  3. Fetihten sonra İtalya’ya giden bilim adamları Rönesans’ın başlamasında etkili oldu.

Not:

Fatih Sultan Mehmed, İstanbul’un fethinden sonra Ortodoksların himayesini üstlenip onlara dini serbestlik tanımakla;

Osmanlı hoşgörüsünü göstermeyi,

Hristiyan Birliğini bozmayı,

Balkanlardaki Ortodoksların desteğini almayı amaçlamıştır.

İstimalet Politikası

Osmanlı Devleti, fethedilen topraklarda kalıcılığı sağlayabilmek için ‘istimalet politikası’ uygulamıştır. Böylece fethedilen topraklardaki insanların devlete olan bağlılıklarını güçlendirmişlerdir.

İstimalet politikası dört aşamada gerçekleşmiştir;

  1. Fetih Öncesi Hazırlık
  2. Fethin Sonrası Halkın Araştırılması
  3. Adil Yönetim Anlayışı
  4. Halka Tanına Din, Dil ve Kültür Özgürlüğü

Osmanlı padişahları fethedilen yerlerde halkın güvenini kazanmak için can ve mal güvenliği garantisi veren ‘ahitname’ yayınlanmıştır.

Doğu’nun Fatihi: Yavuz Sultan Selim

8 yıllık saltanat süren Yavuz Sultan Selim, Osmanlı topraklarını üç kat büyüterek oğlu Kanuni’ye zengin bir devlet bırakmıştır.

Yavuz Sultan Selim döneminde;

  1. 1514 Çaldıran Savaşı ile Safevi Devleti’ni yenmiş ve Safevilerin Anadolu’daki etkisi yok edilmiştir.
  2. 1515 Turnadağ Savaşı ile Dulkadiroğulları ortadan kaldırılarak Anadolu Türk siyasi birliği sağlanmıştır.
  3. 1516’da Ridaniye Savaşı ile Memluk Devleti ortadan kaldırılmış ve Halifelik makamı Osmanlı’ya geçmiş, böylelikle devlet teokratik bir nitelik kazanmıştır. Bu seferle ayrıca devletin sınırları Afrika Kıtası’na kadar genişletilmiştir.

Ünvanı Kanun Olan Padişah: I.Süleyman (Kanuni)

46 yıl tahtta kalan I.Süleyman devletin sınırlarını hem doğuda hem batıda genişleterek güçlü bir konuma getirmiştir.

Kanuni Sultan Süleyman Dönemi’nde;

  1. Belgrat alındı(1521).
  2. Mohaç Meydan Savaşı ile Macarlar yenilgiye uğratılmıştır(1526).
  3. Akdeniz hâkimiyetini sağlamak için Rodos alınmıştır.
  4. Barbaros Hayrettin Paşa komutasında Osmanlı Ordusu Preveze Deniz Savaşı’nda Haçlı Donanması’nı yenilgiye uğrattı. Bu zaferle Akdeniz’deki üstünlük Osmanlı’ya geçti(1538).
  5. Bu dönemde Viyana’ya kadar gidilmişe de iklim koşullarının elverişsizliğinden dolayı başarılı olunamamıştır.
  6. Kanuni Sultan Süleyman, Fransa’ya kapitülasyon denilen ayrıcalıklar tanımıştır.

Denizlerdeki Gelişmeler

  1. Osmanlı Devleti’nde, ilk denizcilik faaliyetleri Orhan Bey zamanında Karesioğulları Beyliği’nin alınmasıyla başlamıştır.
  2. İlk donanma Orhan Bey zamanında oluşturulmuştur.
  3. Osmanlı Devleti ilk deniz savaşını 1416’da Çelebi Mehmed zamanında Venediklilerle yapmış ve yenilmiştir.
  4. İlk tersane Yıldırım Beyazid zamanında Gelibolu’da yaptırılmıştır.
  5. Fatih Sultan Mehmet Dönemi’nde Kırım’ın alınmasıyla Karadeniz Türk Gölü haline geldi.
  6. 1571’de Kıbrıs’ın fethinden sonra Haçlı donanması İnebahtı Deniz Savaşı’nda Osmanlı Donanması’nı mağlup etti.
  7. Sokullu Mehmet Paşa, Osmanlı Donanması’nı tekrar inşa ettirerek Akdeniz’de tekrar eski gücüne kavuşturmuştur.

Osmanlı’da Millet Sistemi

  1. Osmanlı Devleti’nin sınırları içerisinde birçok farklı ırktan ve dinden insanlar yaşamıştır. Osmanlı’daki bu çok kültürlülük Osmanlı Millet Sistemi’nin temelini oluşturmuştur.
  2. Osmanlı Devleti’nde devlet ile halk arasındaki ilişkilerde ırk değil din esas alınmıştır. Toplum, Müslüman olan ve olmayan diye ikiye ayrılmıştır. Gayrimüslimler mensubu oldukları din ve mezhepler esas alınarak bir millet olarak kabul edilmiştir.
  3. Millet Sistemi adı verilen bu anlayışla devlet doğrudan vatandaşlarla ilişki kurmamış, her bir vatandaş mensup olduğu milleti ve o milletin dini liderini muhatap almıştır.
  4. Fatih Sultan Mehmed’in İstanbul’un fethinden sonra Ortodoks Patriğini atama ve Ortodokslara içişlerinde ve dini konularda geniş özerklik vermesi bu sistemin ilk örneğidir.
  5. Osmanlı Devleti’ne çok sayıda milleti bir arada tutabilme başarısından dolayı ‘Pax Ottomona’ (Osmanlı birliği, barışı) denilmiştir.
  6. Beyazid 1492’de İspanya saldırılarında zor durumda kalan Musevi topluğunun yardım ihtiyacına cevap vererek Musevi topluluğunu Osmanlı topraklarına yerleştirmiştir.

AVRUPA’DA UYANIŞ

Coğrafi Keşifler

  1. ve 12. Yüzyıllarda Haçlı Seferleri ile Avrupalılar İslam dünyasından uygarlık ürünleri olan matbaa, barut ve pusulayı öğrenerek bu icatları geliştirmişlerdir.
  2. ve 19. Yüzyıllar arasında bu ürünlerin geliştirilmesi ve kullanılmasıyla Avrupa’da ekonomik, sosyal, kültürel, dini, bilimsel ve siyasi gelişmeler ortaya çıkmıştır.
  3. 1348-1349 yıllarında Avrupa’da ortaya çıkan veba salgını ile Avrupa nüfusunun üçte biri yok olmuş ve ekonomik anlamda ciddi zararlar görmüştür. Bu yüzden Avrupa iş gücüne ve ekonomiyi yeniden güçlendirecek kaynaklara ihtiyaç duymuştur.
  4. İpek ve baharat ticaret yollarının Osmanlı Devleti’nin elinde olması, Avrupalıların Çin’e ve Hindistan’a gidebilecek yeni ticaret yolları aramasına neden olmuştur.
  5. Dünyaca ünlü seyyah Marco Polo 13.Yüzyılın sonlarında Asya’yı gezip Çin’de Moğol İmparatorluğu’nun sarayını ziyaret etmiştir. Marco Polo’nun Travels (Seyahatler) adlı eserinde Asya’nın zenginliklerine ulaşma düşüncesine yer vermesi ileriki zamanlarda Kristof Kolomp gibi gemicilerin etkilenmesine neden olmuştur.
  6. Doğu’nun zenginliklerine ulaşmak ve Kudüs’ü İslam dünyasından geri almak amacı taşıyan Kristof Kolomp, okyanusa dayanıklı gemisi, Marteilus’un çizdiği harita ve pusula ile denizlere açılmıştır.
  7. Kristof Kolomp 1492’de Atlas Okyanusu’nu aşarak Bahama Adaları’na ulaşmıştır. Bu adalara ulaşan ilk Avrupalı olmasına rağmen buranın yeni bir kıta değil Hindistan olduğunu düşünmüştür. Buradaki yerli halkı ise Hintli olarak adlandırmıştır.
  8. Kristof Kolomp’un ulaştığı kıtanın yeni bir kıta olduğunu söyleyen Americo Vespucci 1507’de yeni kıtaya tekrar ulaşmıştır. Yeni kıtaya Americo Vespucci’den dolayı Amerika ismini verilmiştir.
  9. Portekizli denizci Bartelmi Diaz ise Afrika’nın güneyinden dolaşarak Ümit Burnu’nu keşfetmiştir.
  10. Portekizli denizci Vasco Do Gama ise 1498’de Afrika’dan Hindistan’a ulaşmıştır.
  11. İspanyol kâşif Macellan ise dünyanın yuvarlak olduğunu kanıtlayan ilk kişidir. Böylece Dünya’nın düz olduğunu söyleyen kiliseye olan güven sarsılmıştır.
  12. Coğrafi Keşifler ile birlikte birçok tüccar ve denizci zengin olmuş ve keşfettikleri topraklarda sömürgeler kurmuşlardır. Sömürge yerlerinden elde ettikleri değerli madenleri Avrupa’ya taşımışlardır.
  13. Keşiflerin sonucunda zenginleşen tüccarlara ‘burjuva’ adı verilmiştir. Burjuva sınıfı sanatçıları ve bilim adamlarını desteklemiştir.
  14. Yeni ticaret yollarının bulunması ile de İpek ve Baharat ticaret yolları eski önemini kaybetmiştir. Akdeniz ticareti yerini Atlas Okyanusu’na bırakmıştır. Bu yüzden Osmanlı Devleti ekonomik olarak olumsuz etkilenmiştir.
  15. Coğrafi Keşifler ile birlikte Avrupa’da birçok yeni bitki, hayvan türleri keşfedilerek Avrupa’ya getirilmiş ve üretilmiştir.
  16. Avrupalı devletler yaptıkları ticaret ile zenginleşmişler ve zamanla büyük devletler, ordular oluşturmuşlardır. Örneğin; İngiltere, İspanya, Portekiz, Hollanda zaman içerisinde sömürge imparatorluklarına dönüşmüştür.

Rönesans

  1. ve 16. Yüzyıllarda önce İtalya’da daha sonra diğer Avrupa ülkelerinde edebiyat, kültür, sanat ve bilim alanlarında meydana gelen gelişmelere Rönesans denir. Rönesans kelime anlamı olarak ‘yeniden doğuş’ anlamına gelmektedir.

Rönesans’ın Nedenleri

  1. Haçlı seferleri sonunda, Müslümanlardan öğrendikleri matbaayı geliştirmeleri
  2. Coğrafi Keşiflerle zenginleşen Avrupa’da sanatı ve sanatçıyı destekleyen Mesen sınıfının ortaya çıkması.
  3. Kiliseye duyulan güvenin sarsılması.
  4. Kâğıdın bol olması ve ucuza kullanılması sonucunda matbaada çok sayıda eserin basılması, yeni bilgilerin hızlı bir şekilde yayılması.
  5. Eski Yunan, İslam ve Roma eserlerinin incelenmesi.

Rönesans’ın İtalya’da Ortaya Çıkmasının Nedenleri

  1. İtalya’da eski Roma-Yunan kültürüne ait eserlerin olması.
  2. Roma’nın Hıristiyanlığın merkezi olması.
  3. Roma’nın İslam kültüründen etkilenmesi.
  4. Mesen sınıfının daha çok İtalya’da bulunması.
  5. Siyasi birliğin olmaması.
  6. İstanbul’un fethinden sonra önemli bilim adamlarının İstanbul’dan Roma’ya gelmesi

Rönesans Dönemi’nde eser veren sanatçı ve bilim adamları

İtalya’da;

  1. Leonardo da Vinci (Ressam),
  2. Michelangelo (Ressam, heykeltıraş),
  3. Rafael (Ressam, mimar),
  4. Donatello (Heykeltıraş),
  5. Bellini (Ressam)

Almanya’da;

Erasmus, Röklen ve Luther gibi hümanist düşünürler dini metinleri incelediler.

İngiltere’de;

  1. Shakespeare (Şekspir),
  2. Hamlet,
  3. Makbet,
  4. Otello

Fransa’da;

  1. Montaigne (Monteyn)

Polonya’da;

Kopernik; Dünya’nın yuvarlak olduğunu ve Güneş’in etrafında döndüğünü açıklamıştır.

İspanya’da;

  1. Cervantes

Rönesans’ın Sonuçları

  1. Skolâstik düşünce ve kiliseye duyulan güven sarsıldı. (Dini Sonuç)
  2. Reform hareketlerinin başlamasına neden oldu. (Dini Sonuç)
  3. Aydınlanma Çağı ortaya çıktı. (Bilimsel Sonuç)
  4. Sorgulayıcı, eleştirici düşünce ortaya çıktı. (Felsefe)
  5. İnsana değer veren ‘Hümanizm’ akımı ortaya çıktı. ( Felsefe)
  6. Mimaride Barok sanatı ortaya çıktı. (Sanat)
  7. Heykellerde oran-orantı kavramları kullanıldı. (Sanat)

NOT: Osmanlı Devleti, Avrupa’da ortaya çıkan akıl ve Aydınlanma çağlarının gerisinde kalmış, gelişmeleri takip edemediğinden bilim, teknik ve ekonomik alanlarda Avrupa ile arasındaki fark giderek artmıştır.

Reform

15.Yüzyıl’da Hrıstiyanlığın Katolik Mezhebı’ndeki bozulmalarına karşı yenilenme hareketine ‘Reform’ denir.Reform ilk kez Almanya’da ortaya çıkmış, daha sonra Fransa ve İngiltere’ye yayılmıştır.

Reform’un Nedenleri

  1. Kilisenin ve din görevlilerinin zengin, halkın fakir olması.
  2. Kilisenin aforoz, enterdi ve endüljdas gibi uygulamalarının halkı bıktırması.
  3. Papa’nın krallar üzerinde siyasi güce sahip olması.
  4. Rönesans hareketleri sonucunda özgür düşünce ortamının oluşması.

Reform’un Gelişimi

  1. Almanya’da Martin Luther’in, bazı prenslerin de desteğini alarak Katolik Kilisesi’ne karşı faaliyete başlaması üzerine reform hareketleri başlamıştır.
  2. Martin Luther, kiliseyi protesto ettiği için, bu görüşler sonucunda Protestanlık mezhebi ortaya çıkmıştır.
  3. Martin Luther’in görüşlerini Fransa’da Kalven, İngiltere’de ise Kral VIII. Henry desteklemiştir.

Reform’un Sonuçları

  1. Avrupa’da Protestanlık, Kalvenizm ve Anglikanizm gibi yeni mezhepler ortaya çıkmıştır.
  2. Avrupa’da mezhep savaşları başlamıştır.
  3. Kilise ve din adamları, saygınlıklarını yitirmişlerdir.
  4. Eğitim ve öğretim din adamlarından alınarak, laikleştirilmiştir.

Aydınlanma Çağı

17.ve 18. Yüzyıllarda Avrupa’da bilim, sanat, felsefe ve siyaset alanlarında gelişmelerin yaşandığı döneme ‘Aydınlanma Çağı’ adı verilmiştir.

Aydınlanma Çağı’nda;

  1. Aklın üstünlüğü,
  2. Bilimsel araştırmalar,
  3. Doğayı inceleme,
  4. Deney ve gözlemlere yer verilmiştir.

Aydınlanma Çağı Aydınları;

  1. Mozart, müzik alanında çalışmalar yapmıştır.
  2. Galileo, Dünya’nın Güneş etrafında döndüğünü ortaya koymuştur.
  3. Dekart; analitik geometri alanında çalışmalar yapmıştır.
  4. Harwey, tıp alanında çalışmalar yapmıştır.

Bu dönemde meydana gelen bilimsel-teknolojik gelişmeler Sanayi İnkılâbı’nın temelini oluşturmuştur.

Batı’da yaşanan bilimsel gelişmeler ile Avrupa Aydınlanma Çağı’na hazırlanırken Osmanlı Devleti’nde tam tersi bir durum yaşanmıştır.

Osmanlı devlet adamları, devletin Avrupa karşısında geride kaldığını ve Avrupa’nın üstünlüğünü savaşlarda aldığı kayıplar sonrası fark edecektir.

Sanayi İnkılâbı

  1. Rönesans ile başlayan bilimsel gelişmelerin sermaye ile birleşmesi sonucunda, insan ve hayvan gücüne dayanan imalattan buhar ve makine gücüne dayanan imalata geçilmesidir.
  2. Sanayi İnkılâbı, İngiltere’de başlamış ve sonra diğer Avrupa ülkelerine yayılmıştır.
  3. İngiltere’de 1733’te uçan mekik icat edilmiş ve dokuma makinelerinin hızı arttırılmıştır.1785’te su gücüyle çalışan mekanik dokuma tezgâhı icat edilerek dokuma sanayisi hızlanmıştır.
  4. Sanayi İnkılâbı, Avrupa’nın sosyal yapısını da değiştirerek köyden kente göçü hızlandırmıştır.
  5. İşçi sayısının artmasıyla işçi sınıfı ortaya çıkmıştır. Bu sınıfın haklarının savunulması için sendikalar ortaya çıkmıştır.
  6. Üretim teknolojisinin gelişmesi ile ulaşım etkilenmiş, demir ve çelikten yapılan gemiler ve trenlerle ulaşım kolaylaşmıştır. Böylece ticari faaliyetler artmıştır.
  7. Fabrikalar, Sanayi İnkılâbı’nı gerçekleştiren ülkelerde zenginlik kaynağı olmuş ve seri üretime geçilmiştir. Üretime geçen ülkelerde hammadde ve pazar arayışları ortaya çıkmış, böylece sömürgecilik anlayışı doğmuştur.

NOT: Osmanlı Devleti, Sanayi İnkılâbı’ndan ekonomik olarak olumsuz etkilenmiş ve toprakları hammadde ve açık pazar arayan ülkelerin sömürgesi haline gelmiştir.

Fransız İhtilali ve Avrupa

Fransız İhtilali’nin Nedenleri

  1. Rönesans, Reform ve Aydınlanma Çağı ile özgür düşünce fikrinin yayılması,
  2. Burjuva sınıfının söz sahibi olması,
  3. Kilisenin gücünü yitirmesi,
  4. Toplumdaki gelir adaletsizliği,
  5. Toplumu etkileyen aydınların çalışmaları.

NOT: Çok uluslu bir yapıya sahip olan Osmanlı Devleti, Fransız İhtilali’nin yaydığı milliyetçilik akımından olumsuz etkilenmiştir. Milliyetçilik akımından sonra Osmanlı ülkesindeki azınlık isyanları artmıştır. Osmanlı Devleti azınlık isyanları önlemek amacıyala Tanzimat ve Islahat Fermanlarını yayınlamıştır.

Fransa Kralı 16. Lui’nin ekonomik durumu düzeltmek amacıyla topladığı parlamentoda halk temsilcileri ile soylular, din adamları arasında çıkan anlaşmazlık üzerine kral meclisi kapatarak birçok kişiyi tutuklamıştır. Halk, Basmil Hapishanesi’ni basarak tutukluları serbest bıraktırmış, isyanın bütün ülkeye yayılmasıyla oluşturulan kurucu meclis, soylu ve rahiplerin ayrıcalıklarını kaldırarak, İnsan ve Vatandaş Hakları Bildirgesi’ni yayınlamıştır. Fransız İhtilali sonucunda, eşitlik, adalet, ulusal egemenlik, milliyetçilik, demokrasi, kanun üstünlüğü gibi kavramlar tüm dünyaya yayılmaya başlamıştır.

DEĞİŞEN DÜNYA’DA DEĞİŞEN OSMANLI

Coğrafi Keşifler ile ticaret yollarının değişmesi, Osmanlı Devleti’nin vergi ve ticaret gelirlerinin azalması, uzun süren savaşlarda alınan yenilgiler ve isyanlar devlette ekonomik sıkıntıları da beraberinde getirmiştir.

Avrupa’ya karşı askeri-siyasi alanlarda üstünlüğü kaybeden Osmanlı Devleti bu durumun nedenlerini ve çözümlerini ortaya koyabilmek için dönemin aydınlarına raporlar hazırlattı. Bu raporlardan en önemlisi IV. Murat döneminde hazırlatılan Koçibey Risalesi’dir.

1683 II. Viyana Bozgunu ile Osmanlı Devleti Avrupa karşısından yenilmiş, Osmanlı Devleti savunmaya, Avrupa ise Osmanlı’ya karşı taarruza geçmiştir. Böylece Osmanlı yönetici ve aydınları Avrupalıların askeri alandaki üstünlüklerini kabul etmeye başlamıştır.

Pasarofça Antlaşması ile 18.yy’da Osmanlı Devleti Avrupa’nın üstünlüğünü kabul etmiş ve III. Ahmed döneminde Lale Devri başlamıştır.

Lale Devri’nde;

  1. Yirmisekiz Mehmed Çelebi ilk kez geçici olarak Paris’e gönderilmiştir. Eseri Safaretname’dir.
  2. İlk kez çiçek aşısı uygulanmıştır.
  3. Çini atölyeleri açılmıştır.
  4. Tulumbacılar Ocağı (İtfaiye Teşkilatı) kurulmuştur.
  5. İlk Osmanlı matbaası İbrahim Müteferrika ve Sait Efendi tarafından kurulmuştur. Fakat hattatların işsiz kalmasını engellemek amacıyla matbaada dini kitaplar basılmamıştır.
  6. Basılan kitap sayısının artmasıyla bilginin yayılması hızlanmıştır.
  7. Yalova’da kağıt, İstanbul’da kumaş fabrikası kurulmuştur.
  8. Avrupa’nın mimari tarzı örnek alınarak eserler oluşturulmuştur. İstanbul’da yer alan III.Ahmed Çeşmesi de bu eserler arasında yer alır.

 NOT: Lale Devri’nde daha çok kültürel, teknik alanda yenilikler yapılmıştır.

17.yy’da Deniz Mühendishanesi ve Sürat topçuları gibi askeri kurumlar oluşturulmuş ve bu kurumlara Avrupa’dan uzmanlar getirtilmiştir.

III.Selim Dönemi’nde ise;

  1. Devletin zayıflamasının nedenleri ve bunların çözüm yollarıyla ilgili raporlar hazırlatılmıştır.Raporlarda askeri, idari ve siyasi sorunlara ve bunların çözüm yollarına yer verilmiştir.
  2. Avrupa kültürünü yakından tanımak amacıyla Ebubekir Ratıp Efendi Viyana’ya elçi olarak gönderilmiş ve Avrupa hakkında askeri, mali, siyasi teşkilat alanlarında geniş bilgiler sunmuştur.
  3. Devlet adamlarından oluşan Meşveret Meclisi (Danışma Meclisi) toplanmıştır.
  4. Nizam-ı Cedid (Yeni Düzen) adı verilen askeri ocak oluşturulmuş ve bu ocağın masraflarını karşılamak için İrad-ı Cedid hazinesi kurulmuştur.
  5. Avrupa’da sürekli elçilikler açılmıştır.(Paris, Londra, Berlin, Viyana)
  6. Batı dilinden birçok önemli eser Türkçeye çevrilmiştir.

 Mahmut Dönemi

  1. 1808’de II. Mahmut döneminde Ayanlar ile Padişah arasında Sened-i İttifak imzalanmıştır. Bu sözleşme ile ilk kez bir Osmanlı padişahı kendi gücünün yayında bir güç tanımış ve gücünü kısıtlamıştır.
  2. Mahmut döneminde Yeniçeri Ocağı kaldırılarak yerine ‘Asakir-i Mansure-i Muhammediye’ ordusu kurulmuştur.
  3. Mahmut döneminde ‘Takvim-i Vekayı’ adlı Fransızca ve Türkçe olarak resmi gazete çıkartılmıştır.
  4. Divan teşkilatı kaldırılarak nazırlıklar kuruldu.
  5. Mahmut döneminde Avrupa tarzında yeni okullar açılmış, böylece yabancı dil bilen insan sayısı arttırılmıştır.Avrupa’ya ilk kez öğrenciler gönderilmiştir.

 Tanzimat Dönemi

  1. Tanzimat Fermanı’nın ilanı ile başlayıp I.Meşrutiyet’in ilanına kadar süren dönemdir. Bu dönemde devletin kötü gidişatını önleyebilmek amacıyla geniş yenilikler yapılmıştır.
  2. Tanzimat Fermanı 1839’da yayınlanmış diğer adı Gülhane Hatt-ı Hümayun olarak da bilinmektedir.

Tanzimat Fermanı ile;

  1. Herkes kanun önünde eşit sayılmıştır.
  2. Herkesin can,mal,ırz güvenliği sağlanmıştır.
  3. Herkesin gelirine göre vergi toplanmıştır.
  4. Özel mülkiyet hakkı verilmiştir.

 

  1. Islahat Fermanı’nın yayınlanması ile yabancı devletlerin Osmanlı Devleti’nin içişlerine karışması engellenmiş ve devletin dağılması önlenmiştir.
  2. Mustafa Reşit Paşa ise daha çok ekonomik çalışmalar gerçekleştirmiş ve ilk kağıt para onun girişimleriyle bastırılmıştır. ‘Mecidiye’ adı verilen paralar bastırılmış ve Avrupa paraları ile denklik sağlanmıştır. Böylece milli bankanın ilk hazırlıkları oluşturulmuştur.
  3. 1838’de İngiltere ile Osmanlı arasında Balta Limanı Ticaret Antlaşması yapılmış, Osmanlı ekonomisi İngiltere’nin açık pazarı haline gelmiştir.
  4. 1881’de Osmanlı Devleti’nin dış borçlarını ödeyememesi üzerine Duyu-u Umumiye İdaresi (Genel Borçlar) kurulmuştur.
  5. Avrupa ile ekonomik ilişkileri geliştirmek amacıyla bankacılık faaliyetlerine önem verilmiştir.
  6. Memleket Sandıkları 1883’te Menafi Sandıkları’na dönüştürülmüştür.
  7. 1888’te Menafi Sandıkları yerine Ziraat Bankası kurulmuştur.
  8. Posta Nezareti (1840) açılarak posta hizmetleri sağlanmış, Üsküdar-İzmit arasında posta yolu kurulmuştur.
  9. 1855’te Telgraf Müdürlüğü kurulmuş, 1872’de posta, telgraf hizmetleri ile birleştirilmiştir.
  10. Osmanlı Devleti ilk buharlı gemiyi 1827’de İngiltere’den satın almıştır. Ulaşımda kullanılmaya başlanılan bu gemilere ilgi artınca 1851’de Şirket-i Hayriye adlı vapur işletme şirketi kurulmuştur.
  11. Osmanlı’da ilk toplu taşıma 1870’de Omnibüs adı verilen faytonlarla yapılmıştır. İhtiyacı karşılamayınca 1871’de atlı tramvaylar kullanılmıştır.
  12. Osmanlı Devleti’nde ilk demir yolu Kahire-İskenderiye arasındadır. Anadolu’daki ilk demir yolu hattı 1856-1866’daki İzmir-Aydın arasındaki hattır. 

Osmanlı’dan Kalan Mirasımız

Osmanlı Devleti, Doğu Avrupa’dan Güneybatı Asya’ya ve Kuzey Afrika’ya kadar topraklarını genişletmiş, üç kıtaya sahip olan bir cihan devleti haline gelmiştir.

Bir cihan devleti olan Osmanlı, ele geçirdiği topraklardaki kültürden hem etkilenmiş hem de kültürüyle etkilemiştir.

Osmanlı Devleti’nde Mimari 

Dini Mimari Örnekleri

  1. Hacı Özbek Cami (İznik)
  2. Yeşil Cami (Bursa)
  3. Hacıbayram Cami (Ankara)
  4. Ulu Cami (Bursa)
  5. Süleyman Paşa Medresesi (İznik)
  6. Fatih Cami (İstanbul)
  7. Beyazıd Cami (İstanbul)
  8. Şehzade Cami (İstanbul)
  9. Süleymaniye Cami (İstanbul)
  10. Selimiye Cami (Edirne)
  11. Sultan Ahmed Cami (İstanbul)
  12. Beyazıd Külliyesi
  13. Eyüp Sultan Türbesi
  14. Nur-u Osmaniye Cami
  15. Nusretiye Cami
  16. Ortaköy Cami 

Sivil Mimari Örnekleri

  1. Bursa Çarşısı
  2. Edirne Bedesteni
  3. Edirne Sarayı
  4. Topkapı Sarayı
  5. Çinili Köşk
  6. Revan Köşkü
  7. Mostar Köprüsü
  8. Sadabad Kasrı
  9. Yıldız Sarayı
  10. Dolmabahçe Sarayı
  11. Beylerbeyi Sarayı
  12. Çırağan Sarayı
  13. Ahmed Çeşmesi
  14. İshak Paşa Sarayı 

Askeri Mimari Özellikleri

  1. Anadolu Hisarı
  2. Rumeli Hisarı
  3. Kilitbahir Kalesi
  4. Kale-i Sultaniye
  5. Seddülbahir Kalesi
  6. Selimiye Kışlası
  7. Levent Kışlası 

Osmanlı’da Eğitim Öğretim

Halk Eğitimi

  1. Camiler
  2. Tekke ve zaviyeler 

Örgün Eğitim

  1. Medreseler
  2. Batı tarzındaki okullar
  3. Yabancı ve azınlık okulları 

Osmanlı toplumunda aileye verilen değer oldukça önemliydi. Osmanlı Devleti’nde var olan seyyahlar Osmanlı aile yapısının sağlamlığından eserlerinde bahsetmiştir.

Osmanlı’da mahalle toplumsal birliği oluşturan önemli unsurlardan biriydi. Her türlü dayanışmanın sağlandığı bu birliktelikte konukseverlikte en değer verilen unsurlar arasındındaydı.

Charles Fellows, Osmanlı toplumunda konukseverliğe dair bilgilere eserinde yer veren önemli seyyahlar arasındadır.

Osmanlı Devleti’nde sadece halk arasında insanlara değil hayvanlara da önem verildiğinden bahsedilmiştir. Bunların en önemli özelliklerinden birisi de kuşlar için yapılan kuş evleridir. Camiler, mezarlar ya da farklı mimari eserlerde bu kuş evlere yer verilmiştir.

Helmuth Von Moltke ise ‘Türkiye mektupları’ adlı eserinde Üsküdar’da bir kedi hastanesinin olduğunu, Beyazıd Camisi’nin avlusunda güvercinler için bakımhanenin olduğuna yer vermiştir.

Osmanlı’da önemli bir yardımlaşma geleneği ise Ramazan aylarında ismini vermeyen hayırseverlerin Zimem Defteri (veresiye)’nde yer alan kişilerin borçlarını ödeyerek sildirmesidir.

Osmanlı Devleti’nde sanata da önemli bir yer verilmiş ve mimari eserlerde, süs eşyalarında bu sanat dalları kullanılmıştır.

Çinicilik: Toprağın ateşte pişirilmesidir. İznik, Kütahya, Diyarbakır, Bursa ve İstanbul’da çini atölyeleri açılmıştır.

Ebru: Kâğıt süsleme sanatıdır.

Hat: Arap harfleriyle güzel yazı yazma sanatıdır. Hat sanatı ile uğraşanlara ‘Hattat’ denir. Şeyh Hamdullah, Ahmet Karahisari, Hafız Osman önemli hattatlardır.

Osmanlıda bunlardan başka; dokumacılık, camcılık, ahşap oymacılığı, çanak çömlek sanatıyla uğraşanlar da vardı.